Jeodezi, yerkürenin modellenmesiyle, yerkürede ve dış alanında dört boyutlu (X,Y,Z,T) hassas koordinat sistemlerini tanımlayan, referans ağlarını oluşturan, mekânsal bilgileri bu ağ ve sistemlerle ilişkilendiren ve zamana bağlı değişimini izleyen ve genel anlamda yerkürenin şeklini tespit ve yeryüzünü ölçme işlemlerini konu edinen bilim dalıdır. Bu bilim dalı, coğrafi bilgi sistemleri, jeoloji, yapısal mühendislik ve doğal kaynak yönetimi gibi birçok alanda kullanılır.

jeodezinin gelişimi

Jeodezinin tarihsel gelişimi;

Jeodezi, çok eski bir bilim dalıdır ve başlangıç tarihinin MÖ 3000’lere kadar uzandığı bilinmektedir. Jeodezinin ilk örnekleri Mısır ve Mezopotamya’da bulunmuştur. Mısırlılar, Nil Nehri’nin taşkınlarını kontrol etmek için Nil Havzası’nın haritasını çizmek için jeodezi yöntemlerini kullanmışlardır. Mezopotamyalılar, ticaret yollarını oluşturmak ve sınırlarını belirlemek için jeodezi yöntemlerini kullanmışlardır.

Antik Yunan döneminde de önemli bir bilim dalı olmuştur. Antik Yunan filozofları, Dünya’nın şeklini ve boyutlarını bulmaya çalışmışlardır. Eratosthenes, Dünya’nın çevresini hesaplamak için bir yöntem geliştirmiştir.

jeodezinin gelişimi

Orta Çağ coğrafyacı ve gezginleri, Dünya’nın haritasını çizmek için jeodezi yöntemlerini kullanmışlardır. Christopher Columbus, Amerika’yı keşfetmek için jeodezi yöntemlerini kullanmıştır.

jeodezi

17. yüzyılda Galileo Galilei ve Isaac Newton tarafından yapılan çalışmalarla yeni bir boyut kazanmıştır. Galileo Galilei, Dünya’nın yerçekimi alanını incelemiş ve Dünya’nın düz olmadığını ortaya koymuştur. Isaac Newton, yerçekimsel çekim yasasını geliştirmiştir.

18. yüzyılda ve 19. yüzyılda önemli bir gelişme göstermiştir. Bu dönemde, teleskop, trigonometri ve matematik gibi yeni teknolojilerin gelişmesiyle jeodezi daha hassas ölçümler yapmaya başlamıştır.

20. yüzyılda ve 21. yüzyılda da önemli bir gelişme göstermiştir. Bu dönemde, GPS ve diğer uydu sistemlerinin geliştirilmesiyle jeodezi daha hassas ve daha doğru ölçümler yapmaya başlamıştır.

İslam coğrafyasında en bilenen jeodezici de Bîrûnî ’dir. Bîrûnî “Nihâyâtü’l-Emâkin” (TürkçeMekânların Sonları) adlı yapıtı, coğrafyadanjeoloji ve jeodeziye kadar bir dizi konudaki yazılarını içerir.

jeodezinin gelişimi 8

Türkiye’de Jeodezi

Ülkemizde hiyerarşik yapıda ülke yatay kontrol (nirengi) ağını tesis etme çalışmaları Harita Genel Komutanlığı bünyesinde, 1932 yılında 1nci Derece Yatay Kontrol Ağı kapsamında nokta tesisi, yatay ve düşey açı, baz ve astronomi ölçüleri ile başlamıştır. Yapılan ölçümlerinin dengeleme hesapları yapılarak Ankara Meşe dağında bulunana nirengi noktası Avrupa ED50 sistemine bağlanarak 1954 yılında Türkiye Temel Nirengi Ağı kurulmuştur.

Türkiye’deki yoğun tektonik aktiviteler sonucu oluşan deformasyon ve ağın günümüz modern ağlarına göreli olarak düşük duyarlığı ve yersel ağlardaki kaçınılmaz geometrik distorsiyonların sonucu olarak ED-50 yersel datumu geçen zaman içerisinde pratik ihtiyaçları karşılayamaz duruma gelmiştir. Yeni bir jeodezik ağa gereksinim duyulmuş ve bu ağın GPS teknolojisine dayalı olması öngörülmüştür. 1997-1999 yılları arasındaki yoğun GPS ölçüleri ile oluşturulan ve takip eden yıllardaki revizyon ölçüleri ile güncellenen TUTGA (Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı), modern ve yüksek doğruluklu ulusal ağ ihtiyacını karşılamak üzere oluşturulmuştur (Ayhan ve diğ., 2002).

TUTGA (Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı)

Dünya çapında GNSS teknolojinin gelişmesi ile Jeodezik noktalar Sabit GNSS istasyonlarına evrilmiştir. Gerçek Zamanlı Kinematik (RTK) CORS ağlarının kurulması tüm dünyada yeni bir devir açmıştır (Bock et al.). Sürekli gözlem yapan referans istasyonları-Türkiye (CORS-TR) projesi, yeni bir RTK-CORS ağı olarak Türkiye’de kurulmuştur. CORS-TR projesi İstanbul Kültür Üniversitesi (IKU), Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) ve Harita Genel Komutanlığı (HGK) işbirliği ile kurulmuştur. Bu proje TÜBİTAK sponsorluğunda resmen Mayıs 2006 tarihinde başlamış ve Mayıs 2009 tarihinde tamamlanmıştır.

ATAY Mühendislik olarak Ülkemize değer katacak tüm projelerde bulunmak ve katkı sağlamak için Dünyanın en iyi teknolojilerini bünyemizde barındırmak için çalışıyoruz. Bu kapsamda Ülkemizin en değerli jeodezi sistemi olan ve haritacılık faaliyetleri yürüten kullanıcılara ek olarak hassas konum bilgisi ihtiyacı duyan 20 bin  kullanıcıya hizmet veren TUSAGA-Aktif sistemine 100 adet TERSUS Geobee30 Sabit GNSS alıcısı ve TERSUS PNW kontrol merkez yazılımı ile dahil olduk. Ayrıca Yeni nesil TERSUS RTK Oscar ve TERSUS Luka GNSS alıcıları ile mühendislik saha uygulamaları için güvenilir ve doğru çözümler sunmaktadır.

Kasım SARI

Paylaşmak istediğiniz platformu seçin:

Son Blog Yazıları