Merhabalar, bu haftaki blog yazımız hem havadan hem de yersel elde edilen verilerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan fotogerçekçi 3 boyutlu modeller hakkında. 3B modelleme teknolojilerinde alışıldığı gibi yalnızca tek bir veri kaynağına bağlı kalmak zorunda değiliz. Gelişen donanımlar ve yazılımlar sayesinde, hava ve yersel fotogrametriyi birleştirerek çalışma sahalarımızın çok daha ayrıntılı ve fotogerçekçi biçimde dijital ikizini oluşturmak mümkün.

Havadan ve yersel olarak elde edilen verileri birleştirme hedefi ile yola çıktığımız bu çalışmada DJI Matrice 350 RTK Drona entegre edilen Riebo Oblique D2M kamera ile yüksek çözünürlüklü eğik fotoğraflar toplandı. D2M’nin 5 açılı lens yapısı, cephe ve zemin detaylarını farklı perspektiflerden yakalayarak yüzey geometrisini etkileyici bir hassasiyetle modellememize olanak sağladı. Havadan elde edilen bu veriler, geniş alanları temsil ederken; sahada PIX4Dcatch uygulaması ve viDoc RTK Anteni ile toplanan yersel fotogrametrik veriler, zemindeki belli bir alana ait ince ve havadan görünmeyen detayları tamamlayarak modeli zenginleştirdi.

Elde edilen tüm görüntüler bir araya getirildikten sonra PIX4Dmatic yazılımında işlendi ve ortaya çıkan sonuç, son derece tutarlı ve detay açısından zengin bir 3B Mesh model oldu. Her iki veri seti de RTK alıcılarından aldıkları düzeltme verileri sayesinde santimetre düzeyinde koordinat hassasiyetine sahip olduğundan, model kendi içinde yüksek mekânsal doğruluk gösterdi ve nesneler gerçek konumlarında doğru şekilde modellendi.

Bu hibrit yaklaşımın bizlere sağladığı en büyük avantajlardan biri, dar sokaklar, saçak altları, bina cephelerinin gölgede kalan kısımları gibi havadan görünemeyen alanların başarılı bir şekilde modele dahil edilebilmesidir. Drone ile yapılan uçuşlar, sahayı yukarıdan kapsayarak genel geometrik formu sunarken; bu tür kapalı veya sınırlı görüşe sahip bölgelerde, yersel fotogrametri verileri eksik kalan kısımları tamamlayarak modelin bütünlüğünü sağlar.

Aşağıdaki görsellerde, yalnızca havadan elde edilmiş bir model örneği ile yersel verilerle desteklenerek oluşturulmuş bir diğer model karşılaştırmalı olarak görülmektedir. Her ne kadar cephe detayları son derece başarılı olsa da, saçak altı veya dar geçiş gibi havadan görüntülenemeyen alanlarda eksikler görülmektedir. Bu noktada PIX4Dcatch ile toplanan yersel veriler, bu boşlukları mükemmel biçimde tamamlayarak modelin gerçekliğini ve bütünlüğünü önemli ölçüde artırmaktadır.

Sonuç olarak, hava ve yersel fotogrametrinin birleşimi yalnızca bir yöntem tercihi değil, model kalitesini ve veri bütünlüğünü üst seviyeye taşıyan bir stratejidir. Bu yöntem, yalnızca mühendislik projelerinde değil, aynı zamanda altyapı planlaması, kültürel miras belgelenmesi, mimari restorasyon ve şehir planlama gibi birçok alanda da kullanılabilir.

Gerçeğe en yakın 3B modelleri oluşturmak artık sadece mümkün değil, aynı zamanda ulaşılabilir hale geldi. Hava ve yersel verilerin birleşimi, geleceğin dijital ikiz üretiminde yeni bir standart oluşturuyor.

Tüm bu gelişmeleri yakından görmek için bizleri takipte kalın. Bir sonraki blog yazımızda görüşmek üzere…

Mert Can GÜNENDİ

Paylaşmak istediğiniz platformu seçin:

Son Blog Yazıları